Hormon, İlaç, Foseptik bize dokunmaz !

Bilinçsiz tarım ın getirdiği sorunlarModern seracılığa başlayalı 2 yıl oldu, ve öğrendiklerim, edindiklerim tecrübeler, “Yaşamdaki Yanlışlarımız” listesinin bir hayli uzamasına sebep oldu. Yenita ile birlikte, hormonun ve ilacın ne anlama geldiğini, organik, biyolojik, İTU (İyi Tarım Uygulamaları), arılı domatesin ne işe yaradığını, GDO nun ne olduğunu öğrendim.

İlk travmam: Denizli de, Irlıganlı tren istasyonun bulunduğu bölge, hafta sonu doğanın içinde, bolca taze yeşillikle birlikte, hazır masanıza gelen mangal ile, kendin pişir kendin ye tarzında bir çok restoran dan hizmet alabileceğiniz bir bölge. Hemen Pamukkale istikametine giderken, Laodikeia yı geçince. Köylülerin sunduğu taze roka, ekşikulak, taze soğan, taze sarımsak, tere, maydanoz, marul gibi taze sebzeleri etle birlikte afiyetle tüketirsiniz. Ancak yıllar önce bir gün, yine bir Irlıganlı da mangalımızı söyledikten sonra, yeşilliklerimizi istediğimizde, işletmeci kulağımıza çok önemli bir konuyu fısıldadı: “Biz burada her yeşilliği yemiyoruz”. Bu ne anlama geliyor ?

Denizli pazarları köylü teyzelerin, amcaların, taze taze, envai çeşit canlı taze, inanılmaz çeşitlilikte sebzeler satılır. Bazı köylüler, benim sebzem “oradan” değil derler. Bu ne anlama geliyor ?

Bırakın çevre köylüleri, bu yanlış her yerde yapılıyor. Seralar meyve çiçeklerinin (sebzeler dahil) döl tutması için hormon kullanırlar, ilaçla hastalıktan korumaya çalışırlar, fakat ilaç ne o meyve için tasarlanmıştır, ne de ilaç sonrası hasat süresine uyarlar. Erken hasat yapılan ürünün içerdiği ilaç ve hormonları, siz de aynen yemiş olursunuz. Bu ne anlama geliyor ?

Diyelim ki tarla ürünü alıyorsunuz, acaba köylü bilinçli ilaçlama yapıyor mu ? Sulama sularının yakınında foseptik çukuru var mı ? Yani foseptikten sızıp, derelere, kuyulara karışan sular, acaba bu sulama sularına karışmıyor mu ? Bu suların ne kadar çok bakteri içerdiğini tahmin bile edemezsiniz. Asit yağmurlarını saymıyorum bile. Bu ne anlama geliyor ?

Bunlar şu anlama geliyor;
Çocuklarınıza, hatta göz nurunuz bebeklerinize yedirdiğiniz, sizin bedeninize aldığınız, kılcal damarlarınıza kadar nüfuz eden besinleriniz, siz sahip çıkmadığınız ve bilinçlenmediğiniz sürece, ASLA GÜVENLİ DEĞİL !

Beğendiniz mi? O halde paylaşın
Bu yazı Seracılık, Sosyal Kritikler kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir