Ah Yalan Dünya !

Gördüklerimiz, işittiklerimiz, okuduklarımız ve yaşadığımızı sandığımız yaşamın ardında farklı gerçekliklerin olduğunu düşünmüşüzdür.
Gerçekte ilişkide olduğumuz insanların yüzümüze farklı konuşup, arkamızdan farklı konuştuklarını da biliyoruz. Bu eylemin diğer adı da “dedi-kodu”.
Gündemim tartışıldığı sosyal medyanın gündemini yine dedi-kodu kıvamında yürütülen, temeli doğrulanmış bilgiye dayanmayan provokatif söylemler oluşturuyor.
Aylar öncesinde Türkiye bir 15 Temmuz gerçeğini yaşadı. Rusya, ABD ve Avrupa da yaşanan baş döndürücü siyasi ve sosyal gelişmeleri doğru yorumlayabilmek için ideolojilerden arındırılmış bir bakış açısı ile olayları değerlendirmek gerekirken, yine sosyal medya kalemşörleri “atıyorum” kıvamında, milletle dalga geçer bir basitlikle olayları ele aldıklarını görüyorum. Herkes fikirlerini özgürce ifade etme hakkına sahiptir, ancak bunun da bir edep sınırı dahilinde cereyan etmesi gerekiyor. İnsanlar tercihlerinden dolayı küçümsenemez, aşağılanamaz. Seçilmişlerde aynı şekilde, temsil ettikleri belirli bir kitle olduğu için, yine aşağılayıcı ve küçümser ithamlarda bulunulmasına kesinlikle karşıyım. Demokrasi, dozu aşmış tepkiler verilebileceği anlamına gelmez. Demokrasi, tercihlere saygı anlamına gelir.
Önümüzde bir referandum var. Lütfen kırıcı değil, yapıcı olalım. Tercih her ne olursa olsun, hiç bir kesimi tercihinden dolayı aşağılanmamalı.
Herşey vatanımız ve çocuklarımızın geleceği için.
Sevgilerimle,
İsa DAL

Beğendiniz mi? O halde paylaşın
Genel kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Yeni Yılın İlk Fuarı: “HEIMTEX”

Dünyanın en büyük ev ve kontrat fuarı, bu sene 10-13 Ocak 2017 tarihinde kapılarını ziyaretçilerine açacak. Geçmiş ve gelecek yılın değerlendirildiği uluslararası bir forum niteliği taşıyan Heimtex fuarında 70 e yakın ülkeden 2.900 civarındaki katılımcıyı ziyaret etmek üzere, 140 a yakın ülkeden 70.000 e yakın ziyaretçi Frankfurt ta buluşacak. Türkiye den gelen ziyaretçilerin sayısı ise 3.000 i aşmakta. Havlu, bornoz, nevresim, perde, döşemelik, duvar kağıdı, yatak, yorgan, masa üstü tekstillerinin yanısıra, teknoloji ve tasarım ürünlerinin sergilendiği fuarda, aynı zamanda bir çok seminer de gerçekleştirilmektedir. Messe Frankfurt’un Heimtextil fuarları serisi yıl içinde Moskova, Şanhay, New York, Tokyo, Yeni Delhi de devam ediyor.
Özellikle ABD Dolarının Avro karışısında değer kazanması ve emtia fiyatları ile birlikte pamuk fiyatlarının artışa geçmesi ile yılın bu ilk pazarının hareketli geçeceğine dair işaretler işaretçiler olduğunu söyleyebiliriz. Maalesef terörün gölgesinde girdiğimiz yeni yılda, ülkemizin içinde bulunduğu bu hain saldırılardan dolayı sadece turistler değil, yurt dışı alımcıların ülkemize gelmekte tereddütte bırakmıştır. Bu nedenle üretici-ihracatçılarımızın müşterilerinin ayağına gitmeleri ve yurt dışı fuarlara katılmalarının önemi bir kat daha artmış durumdadır.
Geçen yıl 59 firma ile katıldığımız Heimtex fuarına, bu yıl 70 e yakın firma ile katılıyoruz. Firmalarımız aylar öncesinden yapmış oldukları çalışmaların sonucunu sergilemek üzere Denizli Tekstil ve Giyim Sanayicileri Derneği Detgis in öncülüğünde organize edilen 9 Ocak Pazartesi günü Denizli’den kalkacak direk uçak ile Frankfurt a hareket edecek. Dört gün sürecek fuarın ardından, yine 14 Ocak Cumartesi günü Denizli’ye dönecek olan katılımcı ve ziyaretçiler, 2017 yılı için üretim ve pazarlama stratejilerini netleştirmiş olacaklar.
Heimtex fuarında ilk kez 2016 yılında Denizli İhracatçılar Birliği tarafından gerçekleştirilen önemli bir hizmet bulunmakta. Denizli nin kalbinin attığı 8.0 ve 9.0 nolu hollerin ara üst katında bulunan ana geçiş noktasında Denib “Turkish Towels” lounge ile yine Denizli ve Denizli’li üreticilere ilişkin ziyaretçileri bilgilendirmeye ve yönlendirme yapmaya devam edilecek. Katılımcı olmayan ihracatçılarımız için aynı zamanda bir buluşma ve toplantı noktası olması nedeniyle Denib, burada önemli bir ihtiyacı gidermiş bulunmaktadır.
Tüm katılımcı ve ziyaretçilerimize iyi fuarlar dilerim.
Saygılarımla,
İsa DAL
Tetsiad ve Denib Yönetim Kurulu Üyesi

Beğendiniz mi? O halde paylaşın
Genel kategorisine gönderildi | Yorum yapın

2016 ya veda ederken…

geçmişime baktığımda, çocukluğumdan bu yana beni dehşete düşüren 12 Eylül öncesi günlerden sonra, 2016 yılında yaşadıklarım günler oldu. Suriye iç savaşının yaşandığı son yıllar, elbette başta Suriyeliler olmak üzere, en çok etkilediği ülkelerin başında Türkiye geliyor. Suriye denince de burada Aylan bebeği rahmetle anmadan geçemeyeceğim. Mekanı cennet olsun.
Türkiye bu yıl içinde Cumhuriyet tarihinin en şiddetli saldırılarını yaşadı desek yanlış bir ifade kullanmış olmayız. Genellikle gerçeklerin ortaya çıkmasını tarihe bırakırız, oysa bu yıl içinde uzun bir tarih sürecinde yaşayacaklarımızı bir arada yaşadık. Dost bildiklerimiz düşmanlarımız, düşman olarak gösterilenlerin dostlarımız olduğunu gördük. Sadece Ülke olarak değil, toplum olarakta önemli bir sınavdan geçtik ve geçmeye devam ediyoruz. İçinde bulunduğumuz ve etrafımızda dolaşan tehlikeler ile yüzleştik. Bu tehdit ve tehlikeler ile birlikte toplumumuz tekrar şekillenmeye başladı.
İç siyasetimizde de önemli değişimler yaşadık. Yenikapı ruhu ile ümitlendik, ancak bu maalesef uzun sürmedi. Siyasete girmeyi çok sevmiyorum, ancak burada toplumumuz dış güçlere kimlerin hizmet ettiğini ve aynı zamanda onların “ağzıyla” kimlerin konuştuğunu da gördük ve görmeye devam ediyoruz. Bunları görmezlikten gelmek vatana ihanet olur. O nedenle ülkemizde ve Orta Doğu coğrafyasında yaşanan tüm bu zulmün ve dehşetin sorumlusu olanların maşası ve sözcüsü olan siyasetçileri lanetliyorum.
30 Aralık 2016 akşamı Suriye de ateşkes devreye girecek, ancak teröristler ile savaş devam edecek. 2017 yılı için en güçlü dileğim, artık sivillerin kanlarının dökülmemesi ve Orta Doğu ya barış ve huzurun tekrar geri gelmesi. Ülkemiz de de artık gerçek dost ve düşmanların görülmesi ve hainlerin ebediyen yok edilmesini diliyorum. 2017 yılı ülkemizin huzuru ve refahı için çalıştığımız ve ürettiğimiz, çocuklarımızın geleceği için inşa ettiğimiz, dünya barışı için güçlü bir Türkiye diliyorum.
Tüm okurlarımıza sağlık, huzur, bereket dolu bir yeni yıl dileğimle….

Beğendiniz mi? O halde paylaşın
Köşe Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Vakit Yok !

Kış aylarında günlerin kısalığından şikayet ederiz. Hiç bir işe vakit kalmıyor değil mi ?. Peki biz ne zaman istediğimiz vakite kavuşacağız ? Emeki olunca mı ?
Eğer vakit oluşturabilmenin yolu ile emeklilik hayali kuruyorsanız bu kocaman bir aldatmaca, yalan ! Vakit ve ya zaman esnek algılardır. Siz ne kadar esnetirseniz, o kadar genişler. Esnetmek “şark” algısı ile, zamanı “sallamak” değil elbette.
Zamanı doğru yönetip, vakit kazanmakla zamanı esnetip genişletebilirsiniz. Bunun için önerilerim;

Ölü zamanlarınızı iyi görmeniz ve bunları daha iyi nasıl değerlendirebileceğinizi kurgulamalısınız.
Erken yatın, erken kalkın (Örn kışın: 22:00 yat, 06:00 kalk)
Sabah sporunu alışkanlık haline getirin. Evinizde spor imkanınız varsa, aynı anda haberleri ya da takip ettiğiniz dizinizi izleyin.
Mutlaka akıllı telefonunuzda ya da ajandanızda Takvim tutun, plan-programlarınızı kaydedin.
İş programınızı mümkün olduğunca sabah saatleri itibariyle başlayacak şekilde planlayın.
Randevularınızı mutlaka takviminize, saat ve dakika olarak kaydedin.
Randevularınıza mutlaka zamanından 5 dakika önce gidin.
Randevulara sadık kalınması konusunda muhattaplarınızı uyarın.
İşlerinizi biriktirmeyin, zordan kolaya doğru hemen halledin. Halledilemeyenleri hemen erteleyip, bir sonraki işe geçin, bir yerde takılıp kalmayın.
Uzun vadeli planlar yapın. Bunların randevusunu hemen belirleyin ve sabitleyin.
Akşama kadar iş planınızı tamamlayın.
Spor ya da bazı serbest etkinliklerinizi iş çıkışınıza alın.

Yukarıda bahsettiğim gibi, zaman aslında çok esnektir. İstediğiniz gibi uzatır, eğip bükebilirsiniz. Yeter ki siz isteyin !

Sevgilerimle,
İsa DAL
@IsaDal_Denizli

Beğendiniz mi? O halde paylaşın
Köşe Yazılarım kategorisine gönderildi | Yorum yapın